Unutmayacağız: Deprem Felaketinin İlk Gününden Bu Yana İzlerken Utandığımız 'Haberler'

88
3
3
0
0
Ülkemiz iki büyük depremle sarsılmış; büyük bir felaketi yaşarken, ilk günden bu yana izlerken 'başkası adına utanmayı' iliklerimize kadar hissettiğimiz pek çok 'haberle' karşılaştık...

6 Şubat günü gerçekleşen 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki depremin ardından bölgede arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. On binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği felaket sonrası depremden etkilenen 10 ilde milyonlarca vatandaşımız için ihtiyaçlara yönelik yardım kampanyaları da sürdürülüyor.

Tüm ülkemiz ve dünya bu acı felaketi konuşurken, ne yazık ki durumun hassasiyetinin göz ardı edildiği, izlerken iliklerimize kadar utancı hissettiğimiz pek çok 'habere' şahit olduk. Unutmamak ve sürecin geri kalanında insani yanımızla, çok daha dikkatli olmak için bu olayları bir araya getirdik...

"Depremzedeler ile nasıl iletişim kurulmaz?" sorusuna cevap veren pek çok 'röportaj' gördük;

Show TV muhabirinin enkaz altındaki depremzedelere mikrofon uzatışı...

''Muhabirlik, habercilik bu mu?'' dedirten görüntülerden biri, Show TV muhabiri Tuğba Södekoğlu'nun enkaz altına seslenip mikrofon uzatmasıydı...

Tuğba Södekoğlu, niyetlerinin bölgeye iş makinesi desteği istemek olduğunu söyledi ancak enkaz altına mikrofon uzatmak bu talebi gerçekleştirmek için gerekli miydi? Arama kurtarma ekiplerinin canlı tespit ettikleri bir enkaza destek istemek için o sesi televizyona aktarmaya gerçekten ihtiyaç var mıydı? Bu soruların cevaplarını bilemiyoruz...

Tuğba Södekoğlu ne yazık ki enkaz altına uzattığı mikrofonu aynı irade ile ailesi halen enkaz altında olan bir depremzedeye uzatamadı;

Ailesinin günlerdir enkaz altında olduğunu söyleyen depremzede, yardım gelmediğinden bahsetmeye başlayınca Södekoğlu, mikrofonunu da alıp uzaklaşıyor... 

Yayının devamında ise 'Ekipler Kahramanmaraş'ı karış karış gezmeye çalışıyor ama henüz ulaşılamayan noktalar olduğunun altını çiziyoruz' diyerek iş makinesi isteğini yineledi. Kendisi bölgeye destek talep ettiklerini vurgulayarak bu görüntülerin de yanlış anlaşıldığını söyledi. Fakat yine bir sorumuz var; konuşmak isteyen, ailesi adına yardım isteyen bir depremzedenin sesini kesip, dönüp yürümeye devam etmek doğru bir hamle mi? Bir depremzede ile konuşulurken yapılması gereken bu mu? 

Kimi durumlarda sınırlar o kadar aşıldı ki muhabirler arama kurtarma çalışmalarına müdahale eder hale geldi;

Bölgeye dair güncel haber alma ihtiyacı hepimizde var ve biliyoruz, bölgedeki muhabirlerin işi çok çok zor. Ancak arama kurtarma çalışmalarını hiçe sayarak, 'bir dakika, bir dakika' deyip işlerini yapmaya çalışan ekiplerin dikkatini dağıtarak, sessiz olunması gereken bir ortamda inatla aynı soruyu defalarca sorarak çalışmak, büyük bir bilinçsizlik ne yazık ki...

Arkadan tepkiler gelirken bölgedeki depremzedelerin yardım gelmediği için tepkili olduğunu söyleyen NTV muhabirinin önce sesi kesildi, sonra da yayından alındı;

Bunun gibi sayısız örnek gördük; pek çok TV kanalı, ellerindeki imkanları durumun vehametinden şikayet eden depremzedeleri susturmak için kullandı...

Sesini duyurmak isteyen bir depremzedeyi itekleyerek mikrofonunu saklayan bir başka muhabir;

TV100 muhabiri Sertaç Murat Koç, videonun yayılması sonrası bir açıklama yaparak saldırıya uğradığını, mikrofonun elinden alınmaya çalışıldığını sandığını söylemiş ve ardından bölgedeki elektrik ve su eksiği gibi eksiklerden bahsettiği birkaç video paylaşmış.

Ancak videoda açıkça görüldüğü üzere depremzede, Sertaç Bey'in mikrofonuna uzanmıyor; kameraya doğru konuşuyor. Üstelik videonun ilerleyen saniyelerinde açıkça 'ben konuşmak istiyorum' diyor. Tüm bunlara rağmen Sertaç Bey'in, neden saldırıya uğradığını düşündüğünü ve mikrofonunu arkasında sakladığını anlamak mümkün değil. 

Kendi fikir ve beklentilerine uygun cevaplar vermeyen depremzedeyi susturmaya çalışan Halk TV muhabiri de tepki topladı;

Acısını yaşayan bir depremzede ile röportaj yaparken cevabın istediği çizgide olmadığını fark eden muhabir, depremzedenin konuşmasını bölüp 'şu tuvaleti bir gösterebilir miyiz?' diyerek görüntüyü değiştiriyor. 

Farklı bir görüş de olsa karşısında acısını paylaşan bir depremzedeye böyle davranmak, suratına bakmayı bırakmak ve görüntüsünü yayından almak, nereden baksak yanlış bir davranış...

Yağmacılar ile ilgili pek çok asılsız iddia basında kendine yer buldu ancak paylaşılan görüntülerin neredeyse tamamının eski tarihli ve bambaşka olaylara ait olduğu ortaya çıktı;

sahte haberler

Özellikle Suriyeli mülteciler üzerinden yürütülen bir nefret politikasının etkilerini hep birlikte izledik. Böylesi zor bir dönemde, o illerde yaşayan herkes aynı depremden etkilenmişken 'mülteci - vatandaş' ayrımı yapılarak oluşturulmaya çalışılan nefret ortamı, büyük bir utanç kaynağı.

Üstelik yapılan incelemelerde, yayılan pek çok video ve fotoğrafın güncel olmadığı; hatta kimilerinin Türkiye'de çekilen görüntüler bile olmadığı ortaya çıktı. Bu konu hakkında iddiaların detaylarına yakından göz atmak isterseniz buraya tıklayarak Malumatfuruş'ta yayınlanan incelemeye bakabilirsiniz.

Evet, muhabirlerin işi çok zor ve onlar da büyük bir şok içindeler. Evet, sosyal medyada her gördüğümüze inanmak toplumsal psikolojimiz düşünüldüğünde bu dönemde çok daha kolay ama;

  • Bütün ülkenin kalbi deprem bölgesinde atarken, haber verme sorumluluğunu üstlenen kişi ve kurumların görevi gerçekten sadece enkaz başlarında mucizeler beklemek mi olmalı?
  • Uzmanlar özellikle enkaz altından çıkan insanların görüntülerinin yayınlanmasının büyük bir hak ihlali olduğunu, o insanların ve yakınlarının psikolojisi için büyük bir travma kaynağı olduğunu vurgularken her yerde boy boy bu insanları ısrarla yayınlamak doğru mu?
  • Ailelerini, komşularını, arkadaşlarını ve ellerinde avuçlarında olan her şeyi kaybetmiş; korku ve kaygı içinde büyük bir şoku yaşayan insanları susturmaya çalışmak, suratlarına bakmadan laflarını bölmek ya da inatla acılarını sorup yaralarını deşmek habercilik mi?
  • Zaten bütün ülke kan ağlarken, olmayan olaylar üzerinden sahte gündemler yaratmaya çalışmak, mağdur insanları hedef haline getirmek doğru mu?
  • Kaynağını bilmediğimiz görüntüleri bir saniye bile düşünmeden paylaşmak ve bu zorlu sürece gerçek olmayan haberlerle köstek olmak doğru mu? Her birimizin yaşadığımız felaketin ciddiyetiyle sorumluluk alması gerekmez mi?

Depremden etkilenen illerimizde hayatın normale dönmesi ayları, yılları bulacak. Sürecin devamında aynı hataları tekrarlamamak için bu sorulara en insan tarafımızla cevap verip tutumumuzu düzeltmeli; enerjimizi sahte haberlere ya da acı magazinciliğine değil sorumlulardan hesap sormaya ayırmalıyız....

Depremzedelere destek olmak isterseniz;

Depremlerde can kaybı yaşamamızın önüne geçecek önemli tedbirlerden biri olan izolatörler hakkında bilgi edinmek isterseniz;

88
3
3
0
0
Emoji İle Tepki Ver
88
3
3
0
0
Yorumlar(15)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
Popüler Yorumlar
Tüm Yorumlar
2 yıl önce
ülkenin lideri bile daha 13. 14. gününde depremzadelere hakaret ediyorsa bu gazetecilerin sizce yaptıklarının yanlış olduğunun farkında olduğunu felan mı sanıyorsunuz? Sabah, Atv gibi yerler son 20-25 senedir ne yapıyor sanıyorsunuz?
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
Elinde güçü tutanlardan korkuyorsunuz anlıyorum ama asıl gücü elinde tutan Allah tan da mı korkmuyorsunuz Sizin hizmet etmeniz sesini duyurmanız gerek kitle halktır.Siyasi organlar değildir.
Neyse daha fazla bir şey demek istemiyorum yalnız bırakıldık ateş düştüğü yeri yaktı bugün konuşulur yarın unutulur.Sonra siyasi başarı kader falan denir ihmal denir imar denir yetişildi yetişilmedi denir.Ateş düştüğü yeri yaktı kimin umrunda
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
bunları yapanlar utanmıyor biz utanıyoruz sonra haber özgürlüğü, ifade özgürlüğü yada işine gelmeyen her şeyde chp yi suçla akp yi suçla, her olayı kutuplaştırmak için kullan, sıfır empati, kendi düşündüğünün yanlış olabileceğini asla kabul etmeme, kendi çizgisinde olmayanları küçük görüp dışlama...... ahlaksızlık prim yapıyor ama hiç kimse kendini ahlaksız olarak kabul etmiyor....
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
Halk tv ye röportaj veren adam susturulmaya çalışılmıyor. Adam gayet karşılıklı konuşmuş, mikrofon felan da kaçırılmıyor. 99 depremi için aynı şeyleri söylemiyorlar. 99 da niye şükretmediniz de şimdi şükrediyorsunuz? Adam belliki akpli. Demagoji yapıyor.
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
diğer yanıtları göster
2 yıl önce
Bu kadar belli etmeyin bari ;)
2 yıl önce
yuh diyorum sayın yandaş
2 yıl önce
Boşuna muhabirleri suçlamayın. Tuğba Södekoğlu'nun enkaz altına mikrofon uzatması biraz yanlış ama yardım olmadığını belirten vatandaşın konuşmasını kesip yanından ayrılması onunla ilgili değil. Zaten sizde paylaşmışsınız. Yardım yok diyen herkesi bütün kanallar susturuyor. Bütün kanal ve muhabirler özellikle dikkat ediyor. Gerçekleri saklıyorlar apaçık ortada. Daha doğrusu saklamaları için zorluyorlar ve zorlayanların kim ve neden yaptıklarını herkes iyi biliyor.
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
yasin4k
2 yıl önce
hepsi yargılansın
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
40000+ insan ve insanlık.
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
Tuğba Södekoğlu aslında çok sevilen bir muhabirdi. Nasıl böyle bir yanlışa düşmüş. Anlamak mümkün değil.
Yanıtla
-1
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
Ülkede çok fazla parazit var temizlenmesi lazım
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
2 yıl önce
suriyeliler yağmanın her türlüsü yapıyorlar hiç öyle aklayıp paklamanın alemi yok.
Yanıtla
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır.(0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen .
diğer yanıtları göster
2 yıl önce
Suriyeli sevici değilim, sadece insan canına değer veren psikolojisi normal bir bireyim. Bence siz biraz ırkçılığı bırakın faydası olur.
-1
2 yıl önce
Bırak bu suriyeli seviciliğini
2 yıl önce
Kaç Suriyelinin kaçı yapıyor yağmayı? Bana bir söyler misin? Ya da var mı bir tane kanıtın bir Suriyelinin yağma yaptığıyla alakalı? Kaldı ki içlerinde birkaç tane çürük elma tabiki çıkabilir. Bütün bir milleti yağmacı diye niteleyemezsiniz. Sonra elin yabancısı Türkler böyledir veya Kürtler şöyledir dediğinde apışır kalırsınız. Kaldı ki diyorlar da, dediklerinde de burada hepimiz sinirden deliye dönüyoruz, hepimiz bir miyiz bizim ne suçumuz var diyoruz, değil mi sevgili ziyaretçi? Biraz empati sahibi olsanız zaten bütün derdiniz bitecek, siz empatiden kaçıyorsunuz. Ne güzel işinde gücünde olan Suriyeli insanlar da var bu ülkede.
DAHA FAZLA YORUM GÖSTER