Arabalara bakıldığında aslında tamamen o markayı andırsa da tek bir logo tüm işleri değiştiriyor. Gerçekten de birbirine benzeyen bu kadar aynı tasarımı yapmak yerine oyunda neden markaların otomobilleri kullanılmıyor?
Aslında bu durumu tek bir sebebe bağlamak mümkün değil.
İçerikten Görseller
+1
Sorunun en temel cevabı Rockstar'a bağlı.

Game Informer, GTA V hakkında bir röportaj yaparken Rockstar'a oyunda gerçek otomobillere benzeyen tasarımlar kullanıldığından üreticilerden lisans alınıp alınmadığını sormuştu. Bu soruya şirketin verdiği cevap ise gerçek otomobilleri lisanslamaya ilgi duymadıkları yönünde oldu. Gerekçe olarak da GTA'nın parodi dünyası gösterildi.
Bu durum, otomobil lisansının olmadığı anlamına gelmiyor. Çünkü Take-Two'nun kurumsal belgelerine bakıldığında şirketin farklı ürünlerinde otomobil üreticileriyle lisans anlaşmaları yaptığı açıkça belirtiliyor. Yani Rockstar, GTA'nın dünyasında buna ihtiyaç duymamayı tercih ediyor.
Peki arabalar neden gerçeğine bu kadar benziyor?

Rockstar'ın amacı gerçek dünyayı tamamen ortadan kaldırmak değil, onu oyunun diliyle yorumlamak. Oyundaki marka ve tasarımlar, oyuncunun gerçek hayattaki otomobilleri kolayca tanıyabilmesini sağlayacak kadar benzer hazırlanıyor.
Mesela GTA'daki Übermacht modelleri oyuncular tarafından BMW'den, Pfister Porsche'dan, Grotti Ferrari'den ve Pegassi Lamborghini'den esinlenmiş olarak yorumlanıyor. Ancak burada “bu marka şu markanın karşılığı” demektense bunların gerçek otomotiv dünyasına yönelik açık göndermeler olduğunu söylemek daha doğru olur.
Rockstar, bu konuda biraz "serbest" davranmayı tercih ediyor.

Oyunda da olsa kendi otomobil markanı yaratmak, aracın nasıl görüneceğinden reklamına kadar çok geniş bir alan elde etmek anlamına geliyor. Gerçek bir otomobil markası kullanıldığında ise oyundaki her ayrıntı da o markayla ilişkilendirilmek zorunda.
GTA'nın dünyasına baktığımızda ise otomobillerin sadece bir araç olmadığını görüyoruz. Yeri geliyor çalınıyor, parçalanıyor, modifiye ediliyor ya da tamamen farklı bir hale bürünüyor. Bu da gerçek markaların kurumsal kimliklerinden bağımsız hareket etmeyi, daha “özgür" takılabilmeyi mümkün kılıyor.
İşin içinde biraz da parodi var.

Oyundaki araçların isimlerıne bakınca bunun otomotiv kültürüyle alay eder bir havası olduğunu görmek mümkün. Araçların isimleri, logoları, reklam sloganları gibi detaylar, oyunun genel parodi anlayışını besleyen detaylar arasında.
Kısacası Rockstar gerçek şirketlerin isimlerini kullanmadan lüks otomobil kültürünü, Alman otomobillerini, Amerikan muscle car'larını ve İtalyan süper otomobillerini oyuncunun anlayacağı biçimde temsil edebiliyor.
Peki gerçek markalar hiç kullanılamaz mı?

Buna kesin olarak hayır demek doğru olmaz. Çünkü Take-Two'nun belgeleri, şirketin otomobil üreticileriyle lisans anlaşmaları yapabildiğini açıkça gösteriyor. Dolayısıyla konu teknik olarak “gerçek marka kullanmak imkansız” meselesi değil; GTA'nın kendi dünyasını yaratmak için gerçek markalara ihtiyaç duymaması.
GTA'daki otomobiller başta gerçek otomobil modellerin birer kopyası gibi görünse de aslında Rockstar'ın kendi otomotiv evreninin birer parçaları. Gerçek markaların tasarım dilinden ilham alıyor, isimleri ve logoları değiştiriyor, ardından bunları GTA'nın absürt ve parodik dünyasına yerleştiriyor.
Bu yüzden oyunda Lamborghini yerine Pegassi, BMW yerine Übermacht veya Porsche yerine Pfister görmemiz yalnızca bir marka değişikliği değil. Rockstar'ın gerçek dünyayı alıp biraz bozarak yeniden yaratma yöntemlerinden biri de diyebiliriz.