Tabii bu aletlerin sunduğu “hızın” bedelini de standart şarj adaptörlerinden daha büyük ve ağır olmalarıyla ödüyoruz.
Fizik kuralları, bu durumun öncelikli sebebi.
Hızlı şarjın temel mantığı, kısa sürede daha fazla enerji aktarımının sağlanmasıdır. Bu durum, Güç = Voltaj x Akım (P=V×I) formülüyle açıklanabilir. Örneğin standart bir adaptör 5V/2A (10W) güç sağlarken, hızlı şarj cihazları 20V/5A (100W) seviyelerine ulaşabilir. Yüksek güç değerine ulaşmak için genellikle voltaj artırılır. Çünkü yüksek akım (örneğin 20A), ısınmaya neden olur ve daha kalın kablolar ile özel donanım gerektiriyor.
Bu yüzden, modern hızlı şarj teknolojileri güvenli ve verimli bir aktarım için yüksek voltaj-düşük akım prensibini benimser. Güç artışı, voltaj ya da akımın yükseltilmesiyle sağlanır. Ancak yüksek akım, dirençten kaynaklı ısı üretir. Bu yüzden, akımı taşıyan iletkenlerin düşük dirençli olması gerekir; bu da kalın bakır teller ve özel alaşımlar gerektirir. Ek olarak bu tür sistemlerde soğutma ihtiyacı, cihaz boyutunu artırabiliyor.Hızlı şarj cihazlarının içindeki elektronik devreler, normale göre daha karmaşık bir yapıya sahip.
Yüksek voltajı kontrol eden bileşenler, aşırı ısınmamak için daha büyük boyutlarda üretiliyor. Bunun yanında enerji depolama ve voltaj dönüşümü için kullanılan bu parçalar, yüksek güç seviyelerine dayanabilmek için fiziksel olarak büyük oluyor.
Cihaz ve pil arasındaki iletişimi sağlayan çipler, ekstra devre alanı kaplıyor. Bu da cihazların daha büyük boyutlarda olmasına sebep olan bir başka etmeni oluşturuyor.
Tabii yüksek güç, bazı riskleri de beraberinde getiriyor.
Dolayısıyla bu cihazlara, aşırı akım koruma devreleri, termal sensörler ve yalıtım malzemeleri gibi ekstra güvenlik katmanları eklenmek zorunda. Bileşen sayısı artan cihazların ağırlığı ve büyüklüğü de doğal olarak artmış oluyor.
Tüm bunların yanına bir de bazı hızlı şarj cihazlarında ayrıca 2 ya da 3 adet USB portu bulunduğu için adaptörlerin boyutu da bu durumdan etkileniyor.
Şarj ile ilgili diğer içeriklerimiz: